Tarih: 25.01.2026 05:22

Gazetecilik Kamu Görevidir, Tehdit Edilemez

Facebook Twitter Linked-in

Gazetecilik, kamuoyunu bilgilendirme görevi çerçevesinde yürütülen anayasal bir haktır. Özellikle adli muhabirlik, olayların sıcak anında sahada bulunmayı, kamu düzenini ilgilendiren gelişmeleri tarafsız biçimde aktarmayı gerektirir.
Adli olayların yaşandığı alanlarda görev yapan gazeteciler, zaman zaman tehdit, hakaret ve baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. "Bu haberi yaparsan görürsün", "karşı karşıya geliriz" gibi ifadeler, mesleki faaliyeti engellemeye yönelik açık tehditlerdir ve hukuki karşılığı bulunmaktadır.
Gazeteciler Keyfi Hareket Etmez
Adli muhabirler, kişisel tercihleri doğrultusunda değil, kamu yararı bulunan olaylar kapsamında görev yapar. Kaza, asayiş olayı, kamu güvenliğini ilgilendiren gelişmeler ve adli vakalar, basının haber değeri taşıyan konularıdır.
Bu çerçevede yapılan görüntü alma ve haberleştirme faaliyetleri, basın mevzuatı ve yargı kararlarıyla güvence altına alınmıştır. Kamuya açık alanlarda gerçekleşen olayların haberleştirilmesi suç değildir.
Tehdit ve Hakaretler Hukuk Önünde Karşılıksız Değildir
Görevini yapan gazeteciye yönelik tehdit, hakaret ve baskılar, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir. Nitekim bu yönde açılan çok sayıda davada, yargı makamları gazetecilerin görevlerini hukuka uygun şekilde yerine getirdiğine hükmetmiştir.
Gazetecilerin sahada karşılaştığı baskılar, bireysel değil, mesleğin tamamını hedef alan bir sorun haline gelmiştir.
Gazetecilik Aynı Zamanda Bir Geçim Kaynağıdır
Gazetecilik faaliyetleri, yalnızca bir görev değil, aynı zamanda yasal ve vergilendirilen bir meslektir. Gazeteciler; ofis kirası, ekipman giderleri, araç masrafları, yakıt, iletişim ve teknik altyapı gibi birçok kalemi kendi imkanlarıyla karşılamaktadır.
Olay yerine intikal etmek, zaman ve maliyet gerektirir. Yapılan her haber, ciddi bir emek ve masrafın sonucudur. Bu nedenle gazetecilik faaliyetinin ekonomik boyutu da göz ardı edilmemelidir.
Basın Susturulursa Kamuoyu Zarar Görür
Basının görevini özgürce yapamadığı bir ortamda, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması mümkün değildir. Gazetecilerin susturulması, olayların görünmez kılınmasına ve denetim mekanizmasının zayıflamasına neden olur.
Demokratik toplumlarda basın, kamu adına denetim görevini yerine getirir. Bu görevin tehdit ve baskılarla engellenmesi kabul edilemez.
Sonuç
Gazetecilik, tehditlerle engellenebilecek bir faaliyet değildir.
Adli muhabirler, hukukun ve kamuoyunun güvencesi altında görev yapmaktadır.
Basın özgürlüğü, bireylerin değil, toplumun ortak hakkıdır.
Gazeteciler görevlerini yapmaya devam edecektir.

Gazetecilik Tehdit Edilerek Susturulamaz

Haberinin yapılmamasını isteyen karşılığını ödemeli hizmet bedeli olmalı.

Haberini reklamını yayınlayalım diye bize para veriyorlar.

Bu İşin de Bir Bedeli Var


Bizim kiramız gökten zembille inmiyor.
Ev kirası ödüyoruz.
Dükkan kirası ödüyoruz.
Elektrik, su, doğalgaz, internet ödüyoruz.
Araç alıyoruz, yakıt alıyoruz, bakım yaptırıyoruz.
Olay yerine giderken yakıt yakıyoruz.
Zaman harcıyoruz.
Emek harcıyoruz.
Bir haber yapıldığında para kazanmak zorundayız,
çünkü bu bizim işimiz.
"Haberi yapma" diyen varsa,
önce şunu kabul etsin:
O haberin bir maliyeti var.
Bakış Açınızı Değiştirin
Bazı konulara kendi pencerenizden bakmayın.
Bir de gazetecinin penceresinden bakın.
Eğer biz olmazsak;
kazalar örtbas edilir,
suçlar görünmez olur,
yanlışlar gizlenir.
Gazeteci susturulursa,
toplum karanlıkta kalır.


Son Söz


Biz tehditlere rağmen buradayız.
Hakaretlere rağmen işimizi yapıyoruz.
Çünkü bu meslek korkakların işi değil.
Gazetecilik susmaz.
Gazetecilik tehdit edilmez.
Gazetecilik parmak sallanarak bitirilemez.
Biz buradayız.
Ve haber yapmaya devam edeceğiz.

KÖŞE YAZISI: Harun Şekerli 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —