Konuya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, itfaiyeciliğin alan dışı geçişlerle doldurulabilecek bir kadro olmadığı vurgulandı. Yıllarca bu meslek için eğitim alan ve atanmayı bekleyen binlerce itfaiyecilik bölümü mezununun bulunduğuna dikkat çekilerek, alan dışı geçişlerin adalet ve liyakat tartışmalarına neden olduğu ifade edildi.
Açıklamada, itfaiyeciliğin pasif bir görev olmadığına dikkat çekilerek, yangına müdahale, kurtarma faaliyetleri, afet yönetimi ve yüksek risk altında karar verme gibi sorumlulukları barındıran özel bir meslek olduğu belirtildi. Bu nedenle itfaiye eri kadrolarında alan bilgisi, eğitim, fiziksel yeterlilik, saha disiplini ve mesleki liyakatin esas alınması gerektiği vurgulandı.
Öte yandan itfaiyecilik bölümü mezunlarının uzun süredir görev beklediğine işaret edilerek, alan dışı geçişlerin emeği, eğitimi ve uzmanlığı geri plana ittiği dile getirildi. Açıklamada, bu uygulamadan geri dönülmesi ve itfaiye teşkilatlarında mesleki yeterlilik ile liyakatin esas alınması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca itfaiye mezunu gençlerin haklarının korunması gerektiği belirtilerek, itfaiyeciliğin ehline verilmesi gereken bir görev olduğu ve kamu güvenliği açısından liyakatin zorunlu olduğu kaydedildi.